Etkili Sunum Hazırlama Yöntemleri

Merhabalar,

Uzun zamandır eksikliğini hissettiğim ve blog yazmaya erindiğim bir konuyu yazmak istiyorum. Malum yıllardır yazılım, güvenlik camiası içerisinde pek çok etkinlikte gerek katılımcı geerk eğitmen gerek konuşmacı olarak bulundum. Diğer eğitmen ve konuşmacıları bol bol inceleme fırsatı buldum. Bu incelemeler sonucunda anladım ki, piyasadaki çoğu teknik eleman işin “eğitim” ve “sunum” tarafından bihaber. Tamam eyvallah teknik açıdan çok iyiler, anlattıkları konu süper ama anlatılanı karşıya doğru ve etkili aktaramadıktan sonra yüzyılın en iyi konusunu anlatsalar da dinleyici bundan pekte birşey anlamayacaktır.

Sorunu tespit ettik; teknik anlamda iyi olan kişilerin birçoğu iyi yaptıkları işi dinleyiciye aktaramıyor. Bu aşamadan sonra birçok çözüm yolu üretilebilir. En basitinden sunumun içeriğini teknik kişi hazırlar, sunumun ise işin sunum tarafına hakim olan kişi yapabilir. Ama bu şekilde bir çözüm üretirsek aynı pop müzik piyasasında başkalarından müzik ve söz satın alıp onları okuyup sonrasında “sanatçıyım ben” diyen şaklabanlardan farkımız olmayacak. O yüzden bende madem teknik kişiler işin sunumunu iyi beceremiyor, şöyle güzel bir etkili sunum nasıl hazırlanır diye blog yazayım da belki bir faydam dokunur diye düşündüm.

Araya not: “Yahu sen kimsin gardaş bunu yazıyorsun, git kodunu yaz sen kodunu” diyen arkadaşlar muhakkak olacaktır. Bilmeyenler olabilir, geliştiriciliğin yanında aynı zamanda eğitmenim de. Her ne kadar teknik pozisyonlarda iş yapsam da eğitim bilimleri üzerine 5 senelik bir eğitim gördüm.

Bu blogu yazmaya nasıl karar verdiğimi kısaca özetledim; gel gelelim asıl meselemize.

Etkili bir sunum hazırlamadan önce amacımızı belirlemeliyiz.

  • Biz su sunumda aslında neyi hedefliyoruz?
  • Sunum sonrasında dinleyicinin aklında kalması gereken püf noktalar neler?

gibi soruları kafamızda cevaplamalıyız ve bu cevaplara dayanarak bir sunum hazırlamalıyız.

Amacımızı belirledikten sonra amacımıza uygun içeriği hazırlamamız gerekiyor. İçeriği hazırlama kısmında durmayacağım. Çünkü bu aşama benim aktarabileceğim bir mesele değil. Sunumu yapacak kişi; dinleyiciler arasındaki hedef kitlenin teknik bilgi seviyesini az çok tahmin edebilir. Bu tahminler doğrultusunda uygun derecede teknik detaya girerek bir içerik hazırlayacaktır. Asıl mesele; sunumu yapacak kişinin hazırladığı bu içeriği doğru teknikler kullanarak sunuma çevirmesidir.

Bir sunumu doğru teknikler ile etkili bir sunuma çevirmek için belli başlı bazı başlıklarımız vardır ve yazının bundan sonraki bölümünde bu başlıklar üzerinden gideceğiz.

  1. Giriş, Gelişme ve Sonuç
  2. Materyal veya Araç Kullanımı
  3. Konum ve Hareket
  4. İşlevsel Etkileşim
  5. Ego ve Plaza Ağzı’ndan Uzak Durma
  6. 666 Kuralı
  7. Orantı ve Görsel Hiyerarşi
  8. Kontrast
  9. Feedback

Giriş, Gelişme ve Sonuç

– Giriş

Sunuma başlarken; yani sunumun ilk sayfalarında dinleyici etkileyecek bir giriş yapılmalıdır. Eğitimde “güdüleme” ve “haberdar etme” kavramları vardır. Yani bu sunum; sunumu dinleyecek dinleyiciye ne katacak? Ne işine yarayacak? Yada bir öğrenci atasözü ile “bu gerçek hayatta nerde bizim karşımıza çıkacak ya .s .s” sorularına cevap verir nitelikte bir giriş yapılmalıdır. Dinleyiciye güdülemeyi dayadıktan sonra dinleyici anlatılacakların kendi için birşeyler ifade edecek öneme sahip olduğuna kanaat getirip sunumu daha canlı bir şekilde dinleyecektir.

– Gelişme

Gelişme bölümü aslında tüm olayların cereyan ettiği bölümdür. Sunumun tüm can alıcı noktaları, tüm teknik detayları bu bölümde anlatılmalıdır. Zaten giriş bölümü doğru şekilde yapıldıysa ve dinleyici sunumu anlayacak teknik düzeye sahip ise bu bölüm çok rahat geçecektir.

– Sonuç

Sonuç bölümü ise gelişme bölümünü özetler nitelikte olmalıdır. Gelişme bölümünde anlatılanların hızlıca ve kabaca üzerinden geçilmeli ve püf noktalar özellikle belirtilmelidir. Zira sonuç bölümünde tekrarlananlar dinleyicinin aklında daha belirgin şekilde yer kaplayacaktır.

Materyal ve Araç Kullanımı

Sunumlarda fiziksel materyal kullanımı oldukça önemlidir. Bizim sektörde yapılan sunumların en büyük eksiklerinden biri de bu başlıktır. Ben bugüne kadar hiç meclisteki bakanlar gibi elinde bir dosya veya farklı bir materyal ile sahneye çıkıp sunum yapan birini görmedim 🙂 Materyallerin dışında güncel araçların kullanımı da bir okadar önemlidir. Sene olmuş 2015 (25 gün sonra olacak 2016) hala bilgisayarının başından ayrılmadan sunum yapanlar var. “Sunum Kumandası” diye bir alet var; o arkadaşlara duyrulur. “Neden sunum kumandası kullanayım ki yia” sorusunun cevabıda bir sonraki bölümün ta kendisidir.

Konum ve Hareket

Hani solistler sahneye çıkıp bir şarkı söylerken “bu parça benden x’lere gelsin” diyor ya; hah işte bu bölümde bir önceki bölümde bahsettiğim; bilgisayarının başından ayrılmadan sunum yapan arkadaşlara gelsin. Dinleyici için sunum yapan kişinin sahnedeki konumu ve bedeb dili çok önemlidir. Sunumu yapan kişi kesinlike tüm sunumu sunum perdesinin yanındaki bilgisayarın başında geçirmemelidir. Eline sunum kumandasını almalı, dinleyicilere yakın bir konumda sahneye hakim olmalıdır. Dolaşarak sahnenin tamamını kullanması hem sunumdan kopmak üzere olan dinleyicilere “uyarıcı” (uyarıcı’da eğitimsel bir terimdir) olarak iletilecektir hemde bir özgüven belirtisi olacaktır.

Bu bölüm aslında üzerine kitaplar yazılacak kadar uzun bir bölüm. Ben kısa geçmek zorundayım ancak bu bölüm için beden dili kitapları okuyarak kendinizi geliştirebilirsiniz.

İşlevsel Etkileşim

Bu bölüm sunum yapan kişinin dinleyici ile olan etkileşimini canlı ve sağlıklı tutması için bilmesi gereken bölümdür. Bu bölümü kısacası aşağıdakiler gibi maddeliyebiliriz.

Ruh Hali: Dinleyicinin sunum yapandan etkilenme oranı; sunum yapan kişinin tuh halininin posizitifliği ile doğru orantılıdır. Anlatılan konu nekadar iyi olursa olsun; anlatan kişi sahnedece taibiri caizse “canlı cenaze”, “mahkeme duvarı” vs gibi duruyor ise dinleyici hiçbir faydası olmayacaktır.

Göz Teması: Dinleyicilerin olabildiği kadar doğu ile sunum boyunca 2-3 defa 10-15 saniyelik sürelerde gözgöze gelmek dinleyiciye sunum yapan tarafından önemseniyormuş hissiyatı verir. Bu hissiyatı alan dinleyici duygusallığından ötürü sunum yapan kişiye sempati duyar. Bunun en büyük katkısı soru-cevap bölümünde olacaktır. O sempati ve sıcaklığı yakalayan dinleyici; sunumun soru-cevap bölümünde ortamda kendini yabancı olarak görmeyip çekinmeden sorusunu sorabilecektir.

Ego ve Plaza Ağzı’ndan Uzak Durma

Nedendir bilmiyorum ama bizim sektörde bazı kişiler bu konuda aşırı hevesliler. Dışardan insanların içten içe onlarla nasıl dalga geçtiğinin farkında değiller herhalde. Sunum yapıyorsan birşeyi diğerlerinden iyi bildiğin için değil; bildiğini diğer insanlara aktarmak için yaparsın. Önce bunun bilince olmak lazım. “Ben biliyorum, sadece ben, hiçbiriniz bilmiyorsunuz, ben anlatacam, sadece benden öğreneceksiniz ulen” triplerinden olan kişilerin biran önce bu tavırlarını bırakmaları gerekiyor.

Diğer bir itici konu ise “plaza ağzı”. Tamam kabul bizim sektörde Türkçe’ye çevrilmemesi gereken çok terim var. Bunun hepimiz farkındayız ve çevrilince çok komik ve yetersiz olduğunu kabul ediyoruz. Ama bu konuyu aşırı abartanlar bolca mevcut. Şimdi size en net hatırladığım 2 örneği vereceğim. Bunlar gerçekten yaşanmış olaylardır uydurmuyorum.

“Biz sürekli meeting set ediyoruz.” Bunu kullanan arkadaş meeting’i variable sanmış herhalde set ediyor. İstanbul’daki bir topluluğun yönetici tarafından bizzat duyduğum bir cümledir.
“Mobil aplikasyonunda advertising service kullananlar kimler elleri görebilir miyim?” Yine İstanbul’da çok büyük bir konferansta sunum yapan bir arkadaşın sorduğu soru. “advertising service” nedir arkadaş ya; “reklam servisi” diyemiyor musun?

Bu arkadaşların yaptığı tamamen Amerika özentiliği. İlla bi marjinal olma çabası bi havalar bi tripler bi “bak benim ingilizcem iyi hee hep ingilizce terim kullanıyorum” kafası.

ekstra : http://onedio.com/haber/12-adimla-plaza-turkcesine-giris-182744

666 Kuralı

666 kuralını fazla evirip çevirmeye gerek yok. Aşağıdaki 3 maddenin ortak sayısı 6 diye 66 kuralı demişler.

  • Her sayfada ortalama 6 satır olmalı.
  • Her satırda ortalama 6 kelime olmalı.
  • Her 6 sayfada bir görsel/grafik bulunmalı.

Sanırım daha fazla detaya girmeye gerek yok; her madde kendini açıklıyor.

Orantı ve Görsel Hiyerarşi

Görsel hiyerarşi; tasarımın 5 temel ilkesinde yer almaktadır. Dolayısı ile sunum hazırlarken bu ilkeye dikkat etmek farzdır. Bir sayfa farklı grafikler, görseller veya şekillerden oluşyor ise görsel hiyerarşileri muhakkak uyumlu olmalıdır. Nesneler simetrik olmalıdır. Bunun için sayfa yatayda ve dikeyde 3 e bölünmeli ve toplamda oluşan 9 bölüme göre yerleştirilmelidir.

Aşağıdaki görsel bu bölümü açıklıyor sanırım.

gorsel_hiyerarsi

 

Kontrast

Sunum boyunca kullanılan renkler muhakkak ana bi renk üzerinden oluşturulmuş bir palet üzerinden kullanılmalıdır. Sunumunuzu yansıtacak ana rengi belirledikten sonra Paletton, Adobe Color gibi araçlar üzerinden ana renginize uygun renk kombinasyonlarını seçip, seçtiğiniz renkleri kullanabilirsiniz.

Feedback

Sunum bittikten sonra dinleyicilerin sunumdan beklentisi ve kazanımları hakkında kısa bir feedback testi yapılabilir. Bu şekilde dinleyicilerin gözünden yapılan eksikler ve hatalar tespit edilebilir. Sonuçta eleştiriye açık olunmalı. Çünkü eleştirildikçe hatalarımızı düzeltiriz. Bir insanın kendini geliştirme serüveninin en önemli elementi eleştiridir.

Şimdi; bu yazdıklarımdan birini veya bazılarına kendinizde eksik görüyorsanız bir eleştiri olarak kabul edip düzeltebilirsiniz. Bu yazı olsun farklı konuşar olsun bende eleştiriye açığım. Yorumlarınızı bekliyorum 🙂

Comments on this post

  1. Google Translate’den Türkçe to Türkçe Yaptım, sesli oku butonuna bastım. Eline sağlık elle tutulur bir makale olmuş. 😀

  2. Erkan

    1 madde de ben ekleyeyim.

    -Sunucu sunuda tüm bilgileri vermemeli, izleyicilerin detayını merak edecekleri kısa bilgilerden oluşturmalı.

    Bölümünün hakkını veriyorsun, eline sağlık:)

  3. Güzel bir yazı olmuş elinize sağlık,

    typo fix: bedeb dili -> beden dili 🙂

  4. Eline emeğine sağlık. Güzel bir yazı olmuş. Dediğin gibi bizim alanımızda sunum gayet önemli bir etmen 🙂

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Trackbacks and Pinbacks

No trackbacks.

TrackBack URL